15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ SONRASI TÜRKİYE-KATAR DOSTLUĞU DAHA DA GÜÇLENİYOR

16 Eylül 2016 – Katar / GULF TIMES

Ülkeler arasında diplomatik ilişkiler büyük önem taşır. Ulusal çıkarlar barışçıl yollarla yani diplomasi ile korunur, ileride yaşanacak sorunlara çözüm önerileri hazırlanır. Ancak bazı ülkeler arasında diplomatik ilişkilerden çok daha fazlası vardır ve bu sorunların kolaylıkla çözülmesini sağlayan gizli bir güç gibidir. Türkiye’nin yakın zamanda atlattığı ve tarihinin en kanlı darbe girişiminden örnek vererek açıklayalım.

15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan gece Türk tarihinin en zorlu, en karanlık, en uzun gecelerinden biri oldu. Saat 22:00’de İstanbul Boğazı’ndaki köprülerin geçişe kapatılmasıyla başlayan darbe girişimini takip eden saatler oldukça kritikti. İşte bu saatlerde verilecek her türlü tepki çok önemliydi kuşkusuz. Darbecilerin başarılı olup olamayacağı o sırada henüz açıklığa kavuşmamıştı ve Türk hükümetine destek gerekiyordu. Ne var ki hain darbe kalkışmasının bastırıldığı sabah saatlerine kadar Batılı devletler çoğunlukla sessiz kalmayı tercih ettiler. O gece az sayıda ülkeden, darbeyi şiddetle kınayan, kesinlikle Türk devletinin ve halkının yanında olduklarını bildiren mesajlar geldi. Bunlar içinde özellikle birisi oldukça kararlı, cesur ve samimi bir tutum sergiledi. Bu ülke dost ve kardeş ülke Katar’dı.

Katar Emiri Tamim bin Hamad Al Thani Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ilk arayan liderdi. Nitekim Erdoğan, Katar’ın 15 Temmuz kalkışmasının ilk saatlerinden itibaren verdiği destek mesajlarını övgüyle dile getirdi; “Katar Emiri’ni zikretmem gerekir, sürekli aradı” ifadesiyle memnuniyetini açıkladı. Katar’ın içtenlikle, canı gönülden yardım elini uzatması şüphesiz takdire şayan bir tavırdı. Bu, büyük çaplı ve korkunç darbe girişimini canı pahasına engelleyen ve eli kanlı darbecileri durduran Türk halkı için oldukça önemli bir destekti.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye konuşan, ABD’deki Rice Üniversitesi’nden Kristian Coates Ulrischsen Katar’ın yardımının önemine şöyle dikkat çekti:

“Bu (Katar’ın hükümete destek açıklaması), Türkiye’deki durumun hala son derece belirsiz olduğu bir zamanda sergilenen önemli bir siyasi destek gösterisiydi. Ve bu hem darbe girişimi sırasında hem de sonraki haftalarda Batı başkentlerinden gelen soğuk açıklamalarla keskin bir şekilde çelişiyordu”.

Türkiye’ye verilen destek, sadece Katar Emiri ile sınırlı değildi, Katar devletinin tüm üst düzey liderleri tarafından da ayrıca vurgulandı. Darbe girişiminin hemen ardından eski Katar Emiri Hamad bin Khalifa Al Thani, Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Mohammed bin Abdulrahman bin Jassim Al Thani, Katar Genelkurmay Başkanı Ghanim bin Shaheen el-Ghanim Türkiye’yi ziyaret ederek, geçmiş olsun dileklerini ilettiler; Katar’ın siyasi, ekonomik, askeri, savunma sanayi başta olmak üzere her alanda Türkiye ile ilişkileri daha da güçlendirme yönünde kararlı olduğunu ifade ettiler.

Katar Başbakanı Abdullah bin Nasır Al Sani ise Türkiye’nin Katar’ın gerçek dostu olduğuna dikkat çekti. Türkiye-Katar ilişkilerinin siyasi ve ekonomik bakımdan gelecek dönemde büyüyeceğini, ülkesinin Ankara’yı tüm forumlarda desteklemeye devam edeceğini belirtti. Katar’ın Ankara Büyükelçisi Salim Mübarek Al Şafi, darbecilerin saldırısına maruz kalan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlenen olağanüstü oturuma Arap ülkelerinden katılan tek büyükelçiydi.

Elbette tüm bu gelişmeler Türkiye için büyük önem taşıyor. Katar Türkiye’ye zor günlerinde destek vererek gerçek bir dost olduğunu açıkça gösterdi. Sadece güzel zamanlarında değil, zor anlarında da yanında olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Türkiye ise Katar’ın Ortadoğu’daki en önemli dost ve müttefiklerinden biri. Kısa bir süre önce, karşılıklı olarak imzalanan çeşitli sektörlerdeki yüksek düzeyli stratejik iş birliği anlaşmaları ve Türkiye’nin Katar’da kurduğu askeri üs bunun bazı göstergeleri. Türkiye, Katar’ın kendisine duyduğu güvenin farkında ve onu her ne koşulda olursa olsun asla yalnız bırakmamak konusunda kararlı.

15 Temmuz darbe girişimiyle, bir anlamda, iki ülke arasındaki ilişkiler yeni bir sınavdan geçti; dostluk, kardeşlik, güven ve dayanışmanın daha da güçlenmesiyle sonuçlandı. Türk Devleti ve halkı Katar’ın manevi desteğine müteşekkirdir ve asla unutmayacaktır.

İki ülke arasında askeri, ekonomik, siyasi, kültürel, idari birçok alanda yakın iş birliği halen devam ediyor. Gerek ikili gerekse bölgesel konularda ortak bir vizyon ve stratejiye sahipler. Aradaki ilişkinin yapısı da oldukça dikkat çekici: durağan veya inişli-çıkışlı değil, aksine dinamik ve sürekli gelişen bir grafik izliyor. Bunda, devlet liderleri ve hükümetler arasındaki sevgi ve kardeşlik bağının payı kuşkusuz ki büyük.

Katar ve Türkiye ekonomileri birbirlerinin eksiklerini tamamlayan ekonomiler. Birinin ihtiyacını diğeri en güzel şekilde karşılayabiliyor. Katar’ın yüksek sermaye ve finans potansiyeli ile Türkiye’nin tecrübesi, birikimi, altyapısı, insan kaynakları, tarım ve sanayi üretimi mükemmel bir birliktelik oluşturuyor. Ticaret hacmi düzenli olarak artıyor: Enerji, finans, yatırım, inşaat, altyapı, emlak, eğitim, tarım, denizcilik, bilim ve teknoloji sektörlerinde hızla gelişen bir iş birliği mevcut. Türk hükümeti ülkemizde yatırım yapmak isteyen Katar firmalarına her türlü kolaylık, teşvik ve desteği sağlıyor.

Bu iki büyük İslam ülkesi arasındaki kardeşliğin ve birlikteliğin temelinde ise ortak manevi değerler var. Her ikisi de fedakar, yardımsever, arabulucu, merhametli ve barışçı bir siyaset izliyor; reel politiğin katı, sevgisiz ve soğuk dünyasına saplanıp kalmıyor; Ortadoğu’nun kökleşmiş sorunlarını savaşla değil diplomasiyle, çatışmayla değil uzlaşmayla, nefretle değil sevgiyle çözmeye çalışıyorlar. Tabi ki bütün bu güzel birlikteliğin ve iş birliğinin sonucu olarak da her iki ülke de büyük ve etkili uluslararası aktörler olarak tüm İslam dünyasına örnek teşkil ediyorlar.