GİRİŞ

Sayın Adnan Oktar, 15 Temmuz 2016 darbe kalkışmasında tankların köprüyü kapadığı haberini alır almaz Çengelköy’de Kuleli Askeri Lisesi’nin çok yakınında olan A9 TV stüdyosuna giderek hemen canlı yayına başlamıştır.

Bilindiği üzere darbe olaylarının en şiddetli geçtiği ve en çok şehit verilen birkaç noktadan birisi olan Çengelköy ve Beylerbeyi Köprü ayağıdır. Her ikisi de A9 TV stüdyosuna çok yakın olmasına rağmen Sayın Adnan Oktar şehit olmayı göze alarak stüdyoya gitmiş, bütün gelişmeler karşısında dakika dakika darbeyi etkisiz hale getirecek çok mühim açıklamalarda bulunmuştur.

Sayın Adnan Oktar’ın bu açıklamaları sayesinde hükümetimiz ve halkımız moral bulmuş, darbeciler ise demoralize olmuştur.

Adnan Bey, bazı siyasetçilerin, gazetecilerin, bürokratların köylere, gecekondulara, köprü altlarına saklandığı, birçok siyasetçinin telefonlarını kapattığı, birçok danışmana, yetkiliye kimsenin ulaşamadığı, Sayın Cumhurbaşkanımız’dan halkımızın haber alamadığı saatlerde, tam darbenin ilk başından sonuna kadar 12 saat boyunca kesintisiz olarak darbeyi önleyici yayın yapmıştır.

Sayın Adnan Oktar, 12 saat boyunca A9 TV’de yapmış olduğu canlı yayın açıklamaları sayesinde yayını izleyen milyonlarca insana cesaret ve umut vermiş, Adnan Bey tarafından yapılan açıklamalar 15 Temmuz darbe girişiminin etkisiz olmasında çok hayati rol oynamıştır.

Önemle belirtmek isteriz ki, darbe kalkışmasında devlet yetkililerinin neredeyse hiçbiri gelişmeler karşısında açıklama yapmamışken, Sayın Adnan Oktar darbenin geçersiz olduğunu açıklayan ilk kişi olmuştur.

Sayın Adnan Oktar, 15 Temmuz darbe gecesi saat tam 23:51’de A9 TV’ye çıkarak, “MEŞRU HÜKÜMET DEMOKRATİK HÜKÜMETTİR” diyerek darbeye ilk karşı çıkışını yapmıştır. Tekrar belirtmek isteriz ki bu saatler, daha neyin ne olduğunun netleşmediği, büyük bir kargaşanın yaşandığı, bu alçak girişimin nasıl neticeleneceğinin bilinmediği, tüm vatanseverlerin hayati tehlike altında olduğu saatlerdir.

15 Temmuz 2016 hain darbe kalkışmasında Sayın Adnan Oktar’ın canı pahasına darbecilere karşı verdiği mücadele ortadayken birtakım şahısların Adnan Bey’i vatana ihanet iftirasıyla suçlamaya yeltenmeleri ise hem çok büyük hakarettir ve alçaklıktır hem de ibretlik bir akıl tutulması ve dumura uğramadır. Zira bir insanın akli tüm melekeleri dumura uğramadıysa, Adnan Oktar gibi vatan müdafaasını cesurca en etkili şekilde yapan, bölücü tüm odakları can damarından yakalayıp ideolojilerini fikren yerle bir eden, cesareti ve azmiyle milyonlara öncülük eden vatansever, vatan aşkı dünyaca bilinen bir delikanlıyı vatan haini gibi göstermeye çalışmaya yeltenmez. Bunun kasten ve bilinçli olarak karalama amacıyla yapılması da en hafifinden haysiyetsizliktir, kalleşliktir. Asıl vatana ihanet bu değilse nedir? Vatanseverleri vatan haini gibi göstermeye çalışmak alçak ve karanlık yapılanmaların, menfaatperest, üç kuruşa her değerini satmaya hazır kalemlerin, rüzgar nereden eserse oraya dönen kişiliksizlerin tarihin her döneminde başvurdukları klasik bir ve ahmakça bir taktiktir. Bu sefer de bu taktik Adnan Oktar ve arkadaşların çelikten iradesine, kale gibi sağlam imanlarına ve vatan sevdalarına çarpıp geri dönmüştür.